Hadeeth Cards
Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way






























Da'wa cards that highlight great meanings from the noble prophetic hadiths in a simple style and attractive display that helps the Muslim to have a deeper understanding of his religion in an easy way
Hadiste; yalan söylemeye karşı şiddetli bir uyarı ve mizah ile insanları güldürmek için yalan söyleyen kimseyi ise helak ile tehdit vardır. Bu en çirkin işlerden biridir ve haramlığına dair şiddetle bir uyarı vardır. Bu fiil, müslümanın kesinlikle uzak durması gereken kötü ahlâktandır. Müslüman hangi halde olursa olsun, şeriatın izin verdiği durumlar dışında dilini yalan söylemekten temizlemelidir. Aynı şekilde güldürmek amacıyla yalan söylemek de haramdır. Dinleyenlerin, bu şekilde yalan söyleyen kimseyi uyarmaları ve buna karşı çıkıp bunu dinlememeleri gerekir.
Hadis; kim Allah'ı zikrederse Allah -Azze ve Celle-'nin o kimseye yakın olduğuna, bütün işlerinde onunla beraber olduğuna, ona yardım edip, doğru yolu gösterip başarılı kılacağına ve dualarına icabet edeceğine delalet etmektedir. Sahih Buharî'de gelen başka bir (kutsi) hadis bu hadisin manasını açıklamaktadır. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ben kulumun bana olan zannı üzereyim. O beni zikrettiği zaman onunla beraberim. O beni kendi nefsinde zikrederse, ben onu kendi nefsimde zikrederim. O beni bir toplulukta zikrederse, ben onu ondan daha hayırlı bir toplulukta zikrederim.»
Kendisine güzel koku hediye edilen kişinin bu hediyeyi kabul etmesi gerekir. Bu hediyenin hem taşıması kolay, hem de kokusu hoştur.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- zulme karşı uyarıda bulunmuştur. Başka insanlara zulmetmek, insanın kendisine zulmetmesi ve Allah Teâlâ'nın hakkı hususunda yapılan zulüm bunlara bir örnektir. Zulüm, her hak sahibi olana hakkını vermemektir. Zulüm, kıyamet gününde haksızlık yapanların aleyhine zorluklar ve korkular şeklinde çıkacaktır. Burada yasaklanan dünya hırsı ile yapılan aşırı cimriliktir. Başka insanların mali haklarının yerine getirilmesinde ihmalkar davranmak ve dünya malını elde tutmak için hırslı davranmak buna bir örnektir. Bu tür adaletsizlik, bizden önceki kavimleri yok etti, onları birbirlerini öldürmeye ve Allah'ın haram kıldığı şeylere izin vermeye sevk etmiştir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cennetin kenarında; haklı olduğu halde münakaşayı terk eden kimseye bir köşk garanti ediyor. Çünkü tartışmak, vakti zayi etmek ve insanlar arasında nefrete sebep olmaktadır. Yine şaka bile olsa yalanı terk edene de cennetin ortasında bir köşk garanti etmektedir. Bir de ahlakı güzel olana da cennetin en üstünde bir köşkü garanti ediyor.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e İslam'ın hangi özelliği en faziletlidir? diye sorulduğunda, şu iki özellikten bahsetmiştir: Birincisi: Fakirleri çokça doyurmaktır. Bunun içine sadaka, hediye verme, misafir ağırlama ve düğün yemeği vermede girmektedir. Kıtlık ve fiyatların yüksek olduğu zamanlarda yemek yedirmenin fazileti daha da kesinlik arz etmektedir. İkincisi: Tanıdığın veya tanımadığın her Müslümana selam vermektir.
İnsanları cennete en çok girdirecek olan sebeplerin başında Allah'a karşı takvalı olmak ve güzel ahlâk gelir. Takvalı olmak haramların bütün çeşitlerinden uzak durmakla olur. Güzel ahlak ise canlılara karşı olur. Ahlakın en alt derecesi, onlara eziyet etmeyi terk etmekle, en üstünü ise kendisine kötülük yapana ihsanda bulunmakla olur. Cehenneme en çok girdirecek sebeplerin başında ağız ve cinsel organ gelir. Çünkü insan genellikle bu ikisinin yüzünden Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya ve diğer insanlara muhalefet eder.
Müminlerin annesi, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dünya ve ahiretteki hanımı bizlere bu şerefli nebevî sünneti rivayet etmiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- her gece yatağına yattığı zaman avuçlarını birleştirerek onlara hafifçe tükürük çıkmayacak şekilde üflerdi ve "Kul huvallâhu ahad, Kul eûzu bi Rabbi’l-felak ve Kul eûzu bi Rabbi’n-nâs" ı okurdu, bazen önce üfürür sonra okur, bazen de önce okur, sonra da ellerine üfürürdü, bunda bir beis yoktur. Çünkü hadis tertip ve peşi sıra yapmaya delalet etmez. Başından, yüzünden ve vücudunun ön tarafından başlayarak ulaşabildiği yerlere kadar ellerini sürerdi. Okumayı, üfürmeyi ve ellerini sürmeyi üç defa yapardı.
Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- yatağına yatacağı zaman «Elhamdu lillâhillezî et‘amenâ ve sekânâ ve kefânâ ve âvânâ, fekem mimmen lâ kâfiye lehû velâ mu’vî/Bize yedirip içiren, koruyup barındıran Allah’a hamd olsun. Koruyup barındıranı bulunmayan nice kimseler var.» diye dua ederdi. Allah'a onu doyurduğu, içirdiği için hamd ediyor. Eğer Allah -Azze ve Celle- senin için bu yemeği, bu içeceği kolaylaştırmasaydı, ne yiyebilecek ne de içecektin. Seni doyuran ve içiren Allah’a hamd et. Bize yedirip içiren, koruyup barındıran yani bize işleri kolaylaştıran barınma ve diğer ihtiyaçlarımızı gideren, bize gireceğimiz barınak yapan Allah’a hamd olsun. Ne kadar ve nice insan var ki, ne bir barınağı, ne de diğer ihtiyaçları karşılanıyor. Yatağına gelince bu zikri yap.